Ötesiyle Berisiyle İnsan
- Emine 🖊

- 7 Eki 2025
- 2 dakikada okunur

Bazen kendimizi yalnızca gördüğümüz, dokunduğumuz, yaşadığımız dünyanın sınırlarıyla tanımlarız. Etin, kemiğin, düşüncenin oluşturduğu bu varlık sanki bütünüyle “biz”miş gibi gelir. Oysa insanın hikâyesi bundan ibaret değildir. Hepimizin içinde bir “öte” var; görünmeyen, elle tutulmayan ama bizi asıl insan kılan taraf.
Ve hepimizin önünde bir “beri” var; dünyanın ağırlığı, bedenin ihtiyaçları, gündelik hayatın dar sınırları. Ötesiyle berisi arasında kalan bu varlık, aslında tam da bu arada şekillenir.
Beri bize her sabah uyandığımızda kendini hatırlatır. İşe yetişme telaşı, yapılacak işler, ilişkilerdeki beklentiler, bedenin yorgunluğu… İnsan bu tarafıyla somut ve sınırlıdır. Yeryüzüne tutunan köklerimiz, acıkmamız, üşümemiz, kırılmamız bu beriye aittir. Bazen bu taraf ağır gelir. Bizi yere çeker, hayallerimizi törpüler. Ama bu da insanlığımızın bir parçasıdır. Ne kadar kaçmaya çalışsak da hepimizi birbirimize benzeten, ortak kılan şey bu sınırlı tarafımızdır.
Öte ise görünmezdir ama çekim gücü büyüktür. Merhamet duyduğumuzda, bir iyilik için kendi rahatımızdan vazgeçtiğimizde, sevdiğimiz bir insana yük olmamak için kendimizi tuttuğumuzda, hatta dua ederken içimizden geçen sessiz niyetlerde hep oraya, öteye dokunuruz. İnsanın ötesi, hayalin ve inancın, vicdanın ve umudun mekânıdır. Bizi yalnızca canlı değil, insan kılan derinliktir. Ve çoğu zaman en sessiz anlarımızda kendini hatırlatır.
Bizi yoran aslında öte ya da beri değildir; birinden kaçıp diğerine tutunmak isteğidir. Oysa insanın asıl gücü, ikisini birlikte taşıyabilmesindedir. Hem bu dünyada sorumluluklarını yerine getirip hem de içindeki daha büyük anlam arayışına kulak verebilmek.
İnsanın ötesi bize yön gösterir, berisi bizi sınırlandırır. Biri olmadan diğerinin anlamı eksik kalır. Öte bizi göğe baktırırken, beri ayaklarımızı yere bastırır.
Belki de insan olmanın sırrı, bu iki yönümüzü kavga ettirmek yerine uzlaştırmakta gizlidir. Kendimizi yalnızca dünyaya ya da yalnızca hayale hapseden her düşünce bizi eksik bırakır. Ötesi bize insanlığımızın ışığını, berisi ise gölgemizi gösterir. Ve belki de asıl bütünlük, ışığın da gölgenin de bize ait olduğunu kabul edebildiğimizde başlar.
Sen bugün, öteni mi dinledin yoksa berine mi teslim oldun?




Yorumlar