Teslimiyet: Kontrolü Bırakabilmek
- Emine 🖊

- 1 Eyl 2025
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 3 Eyl 2025

Hayatta çoğu zaman her şeyin kontrolünü elimizde tutmak isteriz. İşler planladığımız gibi gitsin, insanlar istediğimiz gibi davransın, hiçbir şey tersine dönmesin… Ama hayat öyle değil. Ne kadar uğraşsak da bazı şeyler elimizde değil. İşte teslimiyet tam burada devreye giriyor.
Teslimiyet, hiçbir şey yapmamak ya da akışa kapılıp gitmek değildir. Elimizden geleni yapmak ama sonucu Allah’a bırakabilmektir. “Ben çabamı gösterdim, bundan sonrası O’nun takdiridir” diyebilmek. Bu, insanın yükünü hafifleten bir şeydir. Çünkü sürekli kontrol etmeye çalışmak yorar, teslimiyet ise ferahlatır.
Zorluklar geldiğinde isyan etmek kolaydır. “Neden ben?” diye sormak çoğu zaman ilk tepkimiz olur. Oysa teslimiyet, başımıza gelenleri körü körüne kabullenmek değil, onlardan bir anlam bulmaya çalışmaktır. Bazen çok canımızı yakan şeyler, ileride bize başka bir kapı açar. Bunu ancak sabırla ve biraz da güvenle görebiliriz.
Teslimiyet, aynı zamanda kibri bırakmaktır. “Benim istediğim olacak” inadıyla yaşamamak, “Bildiğim kadarını yaparım ama bilmediğimin ardında da bir hikmet vardır” diyebilmektir. İnsanın kalbini yumuşatan, gururunu küçülten bir hâl.
Hayatın bize öğrettiği bir gerçek var: Biz ne kadar plan yaparsak yapalım, her şeyin son sözü Allah’a aittir. Bunu kabul edebildiğimizde hem hayal kırıklıklarımız azalır hem de huzurumuz artar. Çünkü teslimiyet, belirsizlikten korkmak yerine, belirsizliğin içinde de güvenmeyi öğrenmektir.




Yorumlar